Search Results for "zor bir mim"

ŞEKİLLİ KUŞLAR

Çocukların ellerinin değdiği resimler çoğu zaman yetişkinlerin çizdiklerinden çok daha samimi görünüyorlar. :) “Şekilli kuşlar” sulu boya ile [Devamını Oku...]

November 24, 2011   "İlk Yorumu Siz Yazın

COCUKLAR ICIN MUZ TATLISI

Bizim evde en cok tuketilen meyvelerden biridir muz. Ozellikle cokokeremim disarida aciktigi zaman sakinlestirici olarak kullaniyorum [Devamını Oku...]

April 24, 2011   "İlk Yorumu Siz Yazın

İÇİMDEKİ KALABALIK…


Kendimle ilgili bir şey yazmayalı uzun zaman olmuş. Bunu sizin gönderdiğiniz maillerden anlıyorum. Beni hala İstanbul’da sananlar [Devamını Oku...]

April 5, 2011   6 Yorum

ZOR BİR MİM… :)

Sevgili Tespih Taneleri beni mimlemiş. Kendisine teşekkür ediyorum, ama itiraf etmeliyimki yazmak hiçte kolay olmadı. :) Şimdi kural gereği kırmızı ile yazılan kelimlerin karşılarına benim için ifade ettikleri anlamları yazacağım. En sonundada bu mimi 10 blogdaşıma paslayacağım. Haydi bismillah… :)

Felsefem:
“Edeple gelen lütufla gider”
Bu söz benim hayat ağacımın gövdesinde asılı.
Edeple yaşayıp lütufla gitmek istiyorum.
Güzel ahlakın her şeyin üzerinde olduğuna inanıyorum.
Hayat:
Herşeye rağmen güzel…
Çocukluk:
Ben doya doya yaşadım. Şimdi bu emaneti çokokeremime bırakıyorum. :)
Güneş:
Amerika’da ilk kaldığımız ev güneş görmüyordu. Ben güneşin hayatımdaki önemimi o sene anladım. İkinci sene güneş gören bir evi tercih ettik. Güneş ışıkları evi aydınlattığı gibi içimizide aydınlatıyordu. Hani panjurları kapattığınızda aradan kesik kesik ışık sızarya, işte aynen onun gibi, panjurları kapalı gönül pencerelerinede umut sızdırıyor güneş. Ben bunu yaşadım. Bu yüzden güneşi seviyorum.
Gözler:
Okuyabilene…
Yıldızlar:
Biz küçükken yazları memlekete Mardin’e giderdik. Hava çok sıcak olduğu için geceleri damda tahtın üzerinde yatardık. Tahtın ne olduğunu bilmeyen varsa kısaca anlatayım. Yerden 1 yada 1 buçuk metre yükseklikte etrafı ufak demirlerle ve beyaz çarşafla örtülü bir çeşit yataktır efendim. :) Büyük tahtlara yaklaşık yedi sekiz kişi rahatlıkla sığabilir. Zaten en güzel yanıda yatmadan önce bu kalabalığın yaptığı keyifli muhabbettir. Tahtın üstü açık, hafif bir esinti… Çok ışık bulunmayan bir semtteyseniz değmeyin keyfinize. Yorgan diye yıldızları örtersiniz üzerinize. Muhabbet yorgunlukla beraber yerini sessizliğe bırakır sonra. Sizden başka herkesin uyuduğunu sanırsınız ama herkes yıldızların güzelliğine dalmıştır. Derken bir yıldız kayar ve dilekler kalbin gizli kapakcıklarından çıkıp gökyüzüne doğru akmaya başlar.
Gökyüzünü kandillerle süsleyen Yaratana hamd olsun diye başlayan dualar tatlı bir uykuyla son bulur.
İşte benim için yıldızlar bu kadar anlamlı…
Güzellik:
Ahlak güzelliği…
Sevgi:
Yaradanın bütün varlıkların özüne yerleştirdiği sihirli bir iksir.
Aşk:

Hayat bir yapbozsa, eksik olan parçaya duyulan hasrettin adıdır aşk…

 

Erkekler:

Oğlum olduktan sonra bu konudaki düşüncelerim çok değişti. :)
Savaş:
İnadına barış!

Ağlamak:

Beden ikliminin rahmet yağmurları…
Deniz:
Hafif bir esinti ve bir türk kahvesi… 

Ayna:
Keşke gerçek yüzümüzü gösterebilselerdi…

Hayal:
Bir yengeç bayanı olarak hayatımın üçte ikisi… :)

Evet şimdi sıra mimlenen blogdaşlarımı açıklamaya geldi. İşte talihliler… :)

Cici kalın… :)

July 3, 2010   3 Yorum

GAZEL YURDU…

Uzun ve macera dolu bir yolculuktan sonra çok şükür annemin yanındayım. Amerika’dan İstanbul’a gelmemiz tam 4 günümüzü aldı.  Oysa herşey en ince ayrıntısına kadar planlanmıştı. Evin anahtarını vaktinde teslim edip yola koyulduk. Ama itiraf etmeliyimki bu evden ayrılmakta çok zor oldu benım için. İlk geldiğimde çokokeremime hamileydim. Oğlum bu evde yaşarken [Devamını Oku...]

May 20, 2010   12 Yorum